Sevgilisinden tek taşlı yüzük alan, fakat herkeste olduğu için sevmeyen güzel oyuncu "Keşke gümüş antika bir yüzük olsaydı" diyerek farklı bir kişilikte olduğunu yansıttı
Acı Hayat`ın güzel Nermin`i Selin Demiratar`la önceki gün Teşvikiye Cafe`de buluştuk. Tam tahmin ettiğim gibi, genç, canlı ve pek sıcak... Konu konuyu açtı, 1.5 saat nasıl geçti anlayamadım. Nil Karaibrahimgil`in bir şarkısı var, "Tek taşımı kendim aldım, tek başıma kendim taktım, girmesinler havaya! "Selin`in tek taşını sevgilisi almış. Fakat o takmamış, çünkü "Herkeste olan şeyi sevmem" diyor. İlginç bir kız... Erkek arkadaşı, onun yerine antika gümüş bir yüzük falan alsaymış, daha kıymete geçermiş. Bu camiada tek taş pırlanta yüzük için, sevgilileri karşısında, yüz kere ters takla atan kadınlar olduğu gibi, Selin`ler de varmış meğer.
24 SAAT AŞKI DÜŞÜNMEK
`Acı Hayat`ta canlandırdığınız Nermin ve onun delicesine sevdiği genç Mehmet`in yaşadığı gibi, siz de gerçek hayatta imkansız aşkların varlığına inanıyor musunuz?
Olduğuna inanıyorum ama bu dizide birbirine çok aşık genç var. Ancak onların bu duygularını güçlendiren şey, aslında ulaşamamak... Belki beraber olsalardı, o cinselliği yaşasalardı bu kadar özel olmayacaktı.
Bir erkeğe platonik olarak bağlandınız mı?
Evet. Çok güçlü bir duygu. 24 saat onu düşünüyordum. 18 yaşındaydım. Çok tanıdığım birisi değildi. Çalıştığım ortamdandı. İki sene sürdü. O benim aşık olmamı anlamasın diye konuşmuyordum, suratsız davranıyordum.
ÇOK FEMİNEN DEĞİLİM
Şimdi bir erkeği çok beğenseniz tepkiniz ne olur?
Belli ederim. O çocukluktu. Liseyi bitirene kadar hiç sevgilim olmamıştı. Bilmiyordum hiçbir şeyi. Fazla erkeksi, erkeklerle kavga eden biriydim. Bir erkek düşmanlığım vardı. Gittikçe kadınsılaştım. Sonuçta 23 yaşındayım.
Kendinizi nasıl tanımlarsınız?
Çok feminen değilim. İlk başta soğuk bir görüntüm olduğu söylenir. Eskiden yolda yürürken "Dondurucu" diyorlardı. Artık öyle bir şey yok. Genelde samimi ve doğal buluyorlar.
"Nermin" çok ağlıyor, normal hayatta da böyle sık sık ağlar mısınız?
Beni ağlatmak çok zordur. Bir şeye ciddi sinirlenmem gerekiyor. O da çok nadir, senede en fazla bir kere olur.
Ağlayabilmek için bir şey düşünür müsünüz?
Bir şey düşünürsem hiç ağlayamam. Çünkü benim acıklı bir hayatım yok.
Geçen sezon Nermin`in yüzünde o araba kazasından sonra ciddi bir yara izi kalmıştı, hâlâ var! Biraz fazla uzamadı mı bu durum? Zengin ve ameliyat olabilir mesela?
Gerçekçi olması açısından önemli.
HER HAFTA ACİLDEYDİM
Kaç bölümdür o iz yüzünüzde?
8 bölümdür.
Yüzünüzde fark edilen bir iz var...
Çocukken babamın jiletiyle tıraş oldum ve orayı kestim. Babam beni her hafta acile götürürdü. Sürekli bir yerlerimi parçalardım. Erkeklerin yaptığı her şeyi yapardım.
Nermin manikürcü, sizin bu işle aranız nasıldır, sık sık yaptırır mısınız?
Yaptırmam. Manikürümü kendim yaparım. Allah`tan ellerim güzel. Bir ara bana sette manikür yaptırıyorlardı. Özellikle `pedikür` yazıyorlardı o fenaydı. "Bir kere de manikür yazın" diyordum senaryo ekibine...
Kafasını bakımla bozmuş bir kadın değilsiniz anladığım kadarıyla...
Değilim, sık sık kuaföre gitmem.
BENİ ÇEKEN BAKIŞLARDIR
Rol arkadaşınız Kenan İmirzalıoğlu sizden daha bakımlı galiba...
Kesinlikle öyle... Hele Oğuz; set aralarında manikür yaptırıyor, ona inanamıyorum. "Oğuz ellerin çok güzel" diyorum, "Yok Selin baksana tırnak etleri çıkmış" diyor. Erkekler daha bakımlı benden yani.
Kenan’la iyi bir partner olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Elbette. Fiziksel olarak biraz andırıyoruz, aramızda uyumsuzluk yok.
Sizce yakışıklı bir erkek mi?
Kenan`ın karakteristik bir yüzü var. Tek tek incelediğinizde çok yakışıklı biri değil. Ama çok çekici bir erkek.
Nasıl erkeklerden hoşlanırsınız?
Benim yakışıklı, çirkin diye öyle bir tip ayrımım yok. Beni çeken şey konuşması, tavrı ve bakışlarıdır.
Yanılmıyorsam müzisyen Hakan Özer`le birliktesiniz...
Evet 2.5 yıldır birlikteyiz.
İlişkinizi saklamıyorsunuz...
Saklayacak bir şey yaşamıyorum ki... Bu gayet normal.
Kenan`ın hayatında Zeynep Beşerler var, sizin de bir başkası... Arada kıskançlıklar oluyor mu?
Ne gibi!
DEĞİŞTİRSEYDİM KIZARDI
Zeynep sizi bir ara Kenan`dan kıskanmış...
Yok, öyle birine benzemiyor. Ben çok az tanıdım kendisini. Gördüğüm kadarıyla da çok asil ve çok hoş bir bayandı. Kendine güveni olan biri ve kıskançlık yapmaya hiç ihtiyacı yok.
Peki ya Hakan Bey, Kenan`dan kıskandı mı sizi?
O zaten başladığından beri diziyi izlemiyor. İzlemeyi tercih etmiyor.
Sizi çok sahipleniyor herhalde...
Çok kıskanç değil, sonuçta kendine güvenen birisi ama çok rahatsız olabileceği bir şeyi seyretmek istemiyor. En azından kafasını yormak istemiyor.
Tek taş yüzük taktığınızı duydum, aranızda bir söz mü kesildi?
Yok, tek taş bir yüzük hediye etti ama o manada değil.
Evlilik teklifi almadınız mı henüz?
Aldım ama keskin bir teklif değildi. Net bir şey düşünmüyoruz. "Tamam evleneceğiz" dedim mi bir hafta da evlenebiliriz sonuçta.
Zevkleriniz uyuyor mu?
Yok, pek uymuyor. Hakan`ın en büyük derdi bana aldığı hediyeleri değiştirmem. Böyle bir problemimiz var.
Eyvah, beğenmiyor musunuz?
Zevklidir aslında. Ancak, çok para verilip kullanmayacağım bir şeyi almışsa onu değiştiririm.
Ne aldı da neyi değiştirdiniz?
Artık değiştirme kartı almıyor.
Son değiştirdiğiniz hediye neydi?
En son, söylemeyeyim! Aldığı yüzükte oldu. Ben tek taş yüzük takmayı sevmiyorum. Herkeste tek taş olduğu için sevmiyorum. Kısacası, herkeste olan şeyi sevmiyorum. Olacaksa eski tarz antika gümüş bir şey olsun.
Yoksa, tek taşı geri verip gümüş yüzük mü aldınız?
(Gülüyor) Yapsam, küplere binerdi herhalde.